Skip to content Skip to navigation

Sağlık

Sağlık

Buradasınız

Sarı nokta olarak da bilinen yaşa bağlı makuler dejenerasyon, günümüzün sanayileşmiş dünyasında dönüşü olmayan körlüğün önde gelen nedenlerinden biri. Örneğin Kuzey Amerika’da 10 milyondan fazla kişi bu hastalıktan muzdarip.

Metabolizma bir organizmada canlılığın korunması için gerçekleşen tüm kimyasal tepkimeler anlamına geliyor. Ancak metabolizma kavramı sadece biyolojik sistemlerde gerçekleşen kimyasal tepkimeler için kullanılmıyor, aynı zamanda şehirler gibi yapay sistemler için de kullanılıyor. 

Kimi zaman göz kapağımızın, kimi zaman bacağımızın üzerinde küçücük bir alanın bazen çok hafif kasıldığını hissederiz. Hatta böyle durumlarda genellikle yanımızdaki kişiye “gözüm seğiriyor, bak pıt pıt atıyor görüyor musun?” diyerek bu hareketi onaylatırız.

Dünya genelinde on milyonlarca otizmli insan var. Özellikle büyük kardeşlerinde de otizm hastalığı olan çocuklar büyük risk altında. 

Hastaların kalp rahatsızlığı nedeniyle ne zaman öleceklerini tahmin eden bir yapay zekâ programı geliştiren araştırmacılar bu yazılımın doktorların hastanın durumunun daha kötüye gitmeden nasıl bir tedavi uygulayacaklarıyla ilgili bilinçli karar vermesi için kullanılabileceğini umut ediyor. Akciğerlerdeki yüksek kan basıncı kalbin bir bölümüne zarar veriyor ve hastaların yaklaşık üçte biri teşhis konulduktan 5 yıl sonra hayatını kaybediyor. 

Kanser hastalarının hatta sağlıklı bireylerin en sık sorduğu sorulardan biridir: Düzenli olarak her gün vitamin hapı kullanalım mı? Bu sorunun cevabını hemen verelim: Hayır. Vitamin eksikliği olmayan, dengeli beslenen, sofrasından taze sebze ve meyveleri eksik etmeyen bireylerin fazladan kullanacağı bazı vitamin hapları bırakın faydalı olmayı, sağlık açısından son derece tehlikeli sonuçlara neden olabilir. 

“Eski tarihlerde kanser diye bir hastalık yoktu, kanser hastalığı sonradan ortaya çıktı, onkologlar kanser hastalığını uydurdu ve şimdi de onu tedavi etmeye çalışıyor.” Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma durumuna çok iyi bir örnek olan bu iddiaya hemen cevap verelim. Kanser sözcüğünü ilk kez kullanan kişi tıbbın babası kabul edilen Hipokrat’tır (MÖ 460-370).

Yediğimiz besinlerde bulunan karbonhidrat, yağ ve proteinler sindirim sürecinde yapı taşlarına ayrılır ve yaşamımız için gereken enerji bu yapı taşlarından sağlanır. Ancak en son yediğimiz andan itibaren bu yapı taşlarının kandaki oranı yavaş yavaş azalmaya başlar. Bunlar arasında özellikle karbonhidratın yapı taşı olan glikoz, beynimizin işlevlerini yerine getirmesi açısından çok önemlidir. 

Sayfalar

Konuda Ara